Gosterilen ‘Diziler’ Kategorisi
Pazartesi, Şubat 1st, 2010 |

Son zamanalarda izlediğim, gidişatı güzel olan filmlerden biri. 7yuz.org olarak her hafta bir film seçerek onun tanıtımını yapacağız. Bu haftanın filmi, ayrıca Şubat ayının ilk haftasının filmi sıfatını da taşıyan Law Abiding Citizen yani türkçe adıyla Adalet Peşinde. Film şu an sinemalarda. Yahşi Batı, Kutsal Damacana gibi filmler full koltuk oynarken bu filmin bu kadar az seyircisi olması bana ilginç geldi. Senaryosu muhteşem ancak evet birçok sinema izleyicisininde hemfikir olduğu konu, finali çok kötü bitti. Filmde, daha çok bir testere havası var. Adalet Peşinde, ismiyle tam olarak birebir çevrilmemiş Law Abiding Citizen‘den. Adalet sistemini çökertmek isteyen bir kişi ve ailesi öldürülen bir insan. İkiside aynı olunca film güzel bir hale geliyor.
Başrollerde P.S I Love You filminden Gerard Butler oynuyor. Karısı ve kızı bir gün ani şekilde öldürülür. Kapı çalınır ve içeriye giren iki hırsız kızını ve karısını öldürür. Bu zamandan sonra hayatı artık eskisi gibi olmayacaktır. İki katilde yakalanır. Avukat, bir katille anlaşma yapar. Diğerini ele verecektir. Kendisi de az bir ceza ile kurtulacaktır. Aradan 1o yıl geçer ve ele verilen katil idam edilir. Ancak, acısız bir şekilde ölmesi beklenen katil; damarlarına verilen ekstra maddelerle birlikte komaya girer ve acılı bir şekilde ölür. Kimin yaptığı belirsizken daha sonraları ortaya çıkar. Karısı ve kızı öldürülen adam olan Clyde bu işi yapmıştır. Ayrıca, ilerde daha da ölümler artacak ve artık zeka konuşacaktır. Diğer katilide acılı bir şekilde öldüren Clyde, hapise girer. Adalet Peşinde adına yakışır bir şekilde çıktığı mahkemede adaleti eleştirir ve uzun yıllar ceza alır. Ama içeriden, dışarısını yönetebilmektedir. Bu mahkemede rolü olan herkes ölecektir! Hatta Avukat ve ailesi bile (!)
Adalet Peşinde (Law Abiding Citizen) , Böyle güzel giden bir filmin sonunu pek bağlayamamışlar. Bununla ilgili alternatif sonlar youtube’da bulunmakta. Sonu, spoiler içereceğinden o konuyla ilgili bilgileri maalesef veremeyeceğiz.
Bilgi: Diziler | 1 Yorum Var »
Cumartesi, Ocak 30th, 2010 |
Merakla beklenen ve izlenme rekorları kıran Lost dizisinin 6.sezon bölümleri 2 Şubattan itibaren yayınlanmaya devam edecek. Şubat ile Mayıs ayları boyunca toplam 16 bölüm şeklinde yayınlanacak. Son sezon olması da hayranları üzen noktalardan biri. İlk 5 sezonda cevap aranan sorular ve her bölüm tekrar cevaplar yanıtlanırken yepyeni sorularla karşılaşılan Lost’ta bu sezonun son bölümüne dek tüm cevapların verilmesi bekleniyor. Birçok önemli soruya cevap bulurken, birçoğunu da henüz bulamadık. Ayrıca, neredeyse koskoca bir sezon gözükmeyen Claire’nın bu sezon oynaması da beni memnun etti. Yazının geri kalanı bir miktar spoiler içerebilir. Dikkat ediniz. Ayrıca son bölüm ile ilgili verilen ipuçlarına bakılırsa, birçok kişi ölücek ama mutlu sonla bitecekmiş. Son bölümü bilen kişi tek olarak Jack olduğu bilindiği için yüksek ihtimalle bir kısır döngü ile karşılaşabiliriz. Lost, 1.sezon 1.bölümde yaşananlar 6.sezon 1.bölümde tıpatıp aynı şekilde tekrar yaşanabilir. Bunla ilgili epey sağlam teoriler bularak kendimde kafamdan bir şeyler yaratarak daha anlamlı hale getirdim.
Yayınlanan bir videoya bakarsak yukarı da ki bilgi artık bir teoriden çıkıp gerçekliğe döndü demek. Neyse, şunun şurasında sadece 3 gün var. Ondan Sonra her şeyi öğreniriz.
Bilgi: Diziler | Yorum Yok »
Pazar, Aralık 27th, 2009 |
Son 2 hafta içerisinde vizyona giren ve birçok özellikle de genç kısmın ilgisini çeken şu an da ki dünyada bulunan en fazla maaliyetle yapılmış film sıfatına layık olan Avatar‘ın sadece boş bir grafiksel film olduğu hakkında aldığım yorumlar üzerine böyle bir yazı yazma gereği duydum. Öncelikle, yanlış bilmiyorsam 3d ile izlemek isterseniz bu sinemaların diğer sinemalardan daha pahalı olduğunu bilmenizi isterim. Film, dünyanın en çok maaliyetli film sıfatınıda taşımaktadır. Titanic ve terminatör filmlerinin usta yönetmeninin imzası bulunmaktadır. Avatar filmin de ki gezegen hakkında yıllarca araştırma yapılmış, yaşayan halkın kendilerine ait yapılan doğal dilin yapımı ise 2 sene sürmüştür. Filmin kurgulanması ise yaklaşık 10 yılı almıştır. Filmin baştan aşağıya üç boyutlu ve muhteşem bir aksiyon grafiklerinede sahip olduğunu düşünürsek evet verdiğiniz paraya değecek bir yapımla karşı karşıyasınız! Filmleri ikiye ayırmamız gerekirse; bir, evde izlenecek filmler ve iki de sinemada izlenecek filmlerdir. Bu film kesinlikle evde izlenmez, sinemada izleyeceğiniz ve o havayı tadacağınız bir film olmalıdır. Film izlemeyi seviyorsanız hemen sinemaya gidip izlemenizi tavsiye ederim.
Senaryo yönünden zayıf bir film olduğu gerçektir. Filme zaten bir şey anlamak, bir konu izlemek için değil de egolarınızı tatmin etmek için gitmeniz gerekir. Konu, gerçekçilik vs. ararsanız filme vereceğiniz puan üçün altında kalır. Ama biz ise bu filmde 10/8 veriyoruz.
Bilgi: Diziler | Yorum Yok »
Perşembe, Kasım 19th, 2009 |
Son zamanlarda çıkmış en güzel animasyon olarak gösterebileceğim tarzdan bir animasyondur kendileri, Yukarı Bak. Animasyonları epey iyi takip eden biri olarak söylemeliyim ki şu ana dek izlediğim en iyi animasyon Wall-E idi. Arkasından da hemen bu film olan UP (Yukarı Bak) gelmektedir. Öncelikle, görüntü açısından ele alırsak çok şirin tarzda karakterler çıkarılmış ve animasyonun renk açısından kalitesi mükemmel. Ayrıca tam da ders çıkarılabilinecek güzel bir komedi animasyonu olmuş. Komedi konusunda epey güzel espiriler barındırmaktadır. Gerçekten de eğer izlemekle izlememek arasında bir tereddütte kaldıysanız kesinlikle ama kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Hele hele, sakin bir kafayla hoş vakit geçirmek için birebir. Resmen bi ilaç, tüm sıkıntılarınızı bu animasyon ile atabilirsiniz. Ayrıca, animasyonluğun verdiği eğlence ve komedinin yanında size bir hayat derside verecektir. Eğer vereceği bu derste bir ad koymak gerekirse kesinkes bu ad, filmle aynı olacaktır ”Yukarı Bak – UP” Animasyonda, yaşlı bir adam ve karısının hayatı boyunca hayal ettiği bir düşü gerçekleştirmeye çalışan ailenin hikayesi analtılıyor. Ama ne yazık ki, tüm maceraya yaşlı adamın karısı katılamıyor. Maalesef, hayallerini gerçekleşmeden ölüp gidiyor.
Bilgi: Diziler | Yorum Yok »
Cumartesi, Kasım 14th, 2009 |
Bir Türk filmi sonunda imbd’de listeye girebildi. Savaş (WAR) kategorisinde bir türk filmi olan, Nefes; listede birinci sıraya kadar çıkabildi (!) Ama maalesef şu sıralarda, 4.sırada yer almaktadır. Bunun sebebi de oy puanı / oy veren sayısı bölümünden dolayı kaynaklanmaktadır. Bu adresten sizde imdb’ye giriş yapabilirsiniz. Üye olup 10 puan verirseniz, Türk sinemasını tüm dünyaya tanıtmak amacıyla gerçekten de çok güzel bir gelişme sergileyeceğimizi umut ediyorum. Şu an da sadece bir iki tane güzel yapımımız var. Ama Nefes:Vatansağolsun gibi filmlerde görülen başarılardan sonra emin olun ki Türk sinema sektörüde gelişecektir. Yabancılar belki bu filmi sevmez. Nedeni de bizim gibi düşünemezler! Düşünmek istemezler. Biz; yurt nedir? vatan nedir? nasıl zorluklarla kazanılır? gibi soruların cevaplarını iliklerimize kadar hissedersek 200 yıl önce keşfedilmiş Amerika (tarihi olmayanından) nasıl bilebilir bir yurtun değerini!
İnternette bile cam rip diye aratınca bulamazsınız bu filmi. Bundan ötürüde tüm türk webmasterlarına teşekkürü borç biliriz. Belki bir iki sitede görülebilir, paylaşılmış olabilir ama sitenin adminleri tarafından da silinmiştir. Herkes bu filmi sinemada izlemeli ve türk sinemasına katkıda bulunmalı. Böylece, Nefes gibi filmler daha da türüyecektir.
Bilgi: Diziler | 1 Yorum Var »
Cuma, Ağustos 7th, 2009 |

Dizimizin adı ”Merlin” Evet o tanıdığınız yaşlı zamanın gelmiş geçmiş en iyi büyücüsü.Evet işte o
Merlin aslında Arthur efsanesinin bir karakteri Arthur ise Brintanya’nın efsanelerindeki en büyük kraldır.Merlin ise onun dostu diziye geçeyim dizi aslında bu efsaneyi anlatmıyor.Aksine efsaneyi değiştirmiş bir şekilde anlatıyor.Dizi Merlinin Camelot’a gelişi ile başlıyor Merlin sarayın hekimi Gaius’un yanında çırak olarak başlar.Gaius Merlinin büyü yapmasını kesinlikle istememektedir.Çünkü Kral Uther büyünün yapılmasını yasak kılmıştır.Merlin Gaius’un yanında çırak olarak çalışırken bir davette Prens Arthur’un canını almak için gelen bir cadıyı önlemek için Merlin yeteneğini kullanmak zorunda kalmıştır.Daha sonra Kral Uther tarafından ödüllendirilen Merlin Prens Arthur’un hizmetkarı ilan edilmiştir.
Dizideki ana karakterler arasındaki güzelleride boş geçmemek lazm.Kral Uther’in evlat edindiği en yakın arkadaşının kızı Morgana ve onun sadık hizmetkarı Gwende yer alıyorlar.
Dizi sırf büyü üzerine kurulmuş diyebilirim her bölümde bir defa bile olsun büyü görmememiz imkansız.Her bölümde farklı bir olay anlatılıyor,doğrusu beni çok etkiledi.
Bilgi: Diziler | Yorum Yok »
Pazartesi, Ağustos 3rd, 2009 |

Şimdi okuyacağınız yazıda, Heroes 4.sezon 5.cilt hakkında ciddi ciddi bir takım bizim uydurmadığımız, yayın organlarından duyup yorumladığımız spoilerlar vardır. Eğer duyarlı bir izleyici, veya daha 4.sezon 5.cilte gelmediyseniz aşağı inmemenizi öneriyoruz.
Heroes’un 4.sezonunun başlamasına az bir süre kala, spoilerlar da patlak vermeye başladı. 2 ay önceden spoilerlar çıkmaya başladı, şimdilerde ise spoilerların sayısı epey bir artmışa benziyor. Bizde onları yorumlayarak sizlere sunalım dedik. Tek tek spoilerları inceleyelim ve bakalım;
- Her şey bitti sanılarak bazı karakterler eski hayatlarına geri dönecek. Peter ise eski işine hastahanede hemşire olmaya geri dönecek. Peter’ı zor günler bekliyor olmalı. Savaşmadan, dövüşmeden bir hastahanede güçlere sahip olan biri hemşire olarak ne yapabilir ki.
- Nathan, Sylar kimliği ile ilgili hatıralarını hatırlamaya başlayacak. Bu da demek oluyor ki eski kafa kesen Sylar’a hazırlıklı olmalıyız. Her an eski benliğini hatırlayıp Sylar’a dönüş yapabilir. Nathan’ı öldürmesi epey kötü olmuştu.
- Ando ve Hiro yine eskisi gibi bir ikili. Ando, güçlerini kullanmayı daha çok öğreniyor ve Hiro ile Ando yeni bir işe atılıyor. Bu iş için yapımcılar ”Parıldayan Tayt” dedi. Daha kesin olarak ne olduğu bilmiyoruz, izlerken öğreneceğiz herhalde.
- İlk bölüm Claire ile ilgili.
- Claire hakkında da bir çizgi roman bulunuyor. Onun yeni okulunda ki yapacağı arkadaşlıklar, oda arkadaşı, tekrar amigo olabilecek mi bunun hakkında resimler bulunuyor. Ponpon kız işte ne yapsa yeridir.
- Claire başta bir tane oda arkadaşına sahip olacakken daha sonra bir tane daha olacak. Toplamda okulda, 2 tane oda arkadaşı bulunacak. Bunların güçleri yok, sıradan insanlar.
- Hiro için kötü haber. Hiro’nun muhtelemen yeni sezonda zaman yolculuğu yapmadığını göreceğiz. Bunun nedeni burnunun kanayıp bayılması mı, yoksa başka bir şey mi artık onu yeni sezonu izlerken görürüz.
- Peter yeni bir sevgili elde edecek. Hem de bu yeni sevgilisin de özel güçleri olacak. Daha önce dizide ki biri mi yoksa yeni katılacak biri mi olduğunu bilmiyoruz.
Bilgi: Diziler | Yorum Yok »
Salı, Temmuz 14th, 2009 |

Severek izlediğim ve takip ettiğim dizilerin yeni yayın başlangıç tarihlerini buldum. Tüm yabancı dizilerin olmasa da benim takip ettiklerimin yeni sezon başlangıç tarihleri burada;
- Lost, 6.sezon Şubat 2010′da başlayacak. Yeni sezon ile ilgili spoilerlar sitemizde yayınlanmıştı.
- Heroes, 4.sezon 5.part 21 Eylül 2009′da başlayacak.
- Family Guy, 8.sezon 27 Eylül 2009′da başlayacak.
- The Simpsons, 21.Sezon Family Guy ile aynı tarihte 27 Eylül 2009 tarihinde başlayacak.
- Nip Tuck, 6.sezon Ekim 2009′da başlayacaktır.
- 24, 8.sezon 17 Ocak 2010 tarihinde başlayacak.
- Chuck, 3.sezonu 2010 Mart ayınca başlayacak. Tam kesin bilgi olmasa da veriler bu tarihte olması yönünden epey kuvvetli.
- South Park, kaldığı yerden 13.sezonuyla 7 ekim 2009′da başlayacak. En son Nisan 2009′da dizi ara vermişti 13.sezon yarım kalmıştı. Bu sezon devam edecek.
- How i meet your mother, 5.sezonuyla 21 Eylül 2009′da başlayacak.
Bilgi: Diziler | 2 Yorum Var »
Salı, Temmuz 14th, 2009 |

Aralarında en eskisi tabii ki Simpsons. Ne zaman gördüğümü bile hatırlamıyorum bunları. Herhalde bebekliğimden beri görüyorumdur. Ne zaman The Simpsons’ın sıkı bir takipcisi olduğumu hatırlamıyorum. Uzun zamandır izliyorum cnbc-e’den. Hatta şu sıralar e2′de ki tekrar bölümlerini bile izliyorum. Eski sezonları çok daha komikti (4-5 sezon öncesi) Geçenlerde eski bir sezondan Michael Jackson bölümünü verdiler. O zamanlar görüntü daha kötü olmasına rağmen daha komikmiş. Şimdiler de ise pek fazla espiri yapılmıyor. Ama çok eğlenceli. Artık The Simpsons klasikleşmiş. En uzun hayatta kalan dizi ve bence en az 30 yıl daha gider. O zamana ne oluruz bilinmez ama…
Family Guy’da The Simpsons’a oranla pek eski olmamasına rağmen ilk sezonundan beri takipcisiyim. Hatta ilk bölümünden beri. Family Guy bence The Simpsons’a göre kat ve kat daha komik. Daha fazla Amerikan Espirisi var ama genelde gündem de olan konularla dalga geçtikleri için espirileri anlayabiliyorsunuz. Family Guy’da The Simpsons gibi şu an sezon arasında. Bende eski bölümlerini internetten indirip izlemek zorunda kalıyorum. Bu durumda bence Family Guy, The Simpsons’dan daha iyi.
Family Guy’da, 5 bireyli bir ailenin maceraları anlatılıyor. Çocukları Stewie (en komik karakter) Baba (Peter) , anne (Louise) kız çocuk (Meg) ve şişman erkek çocuklarıyla sizi harika komedi bir macera bekliyor. Ve tabii dizide en komik ikinci karakter olan köpekleri Braini de unutmamak lazım.
South Park’ı geçen yıl izlemeye başladım. Eskiden düzensiz olarak arada denk gelirse izliyordum (Pazar gece 12.00′da oluyordu. Tam okul zamanı vs. düzenli izleyemiyordum) South Park’ta ise birkaç arkadaşın başından geçen komik maceraları anlatılıyor. Burda ise bebeğe kopuyorum
ve hocalarınıda unutmamak lazım. Aslında South Park’ın özelliği çizim tekniğinden ama ben pek de sevmedim çizim tekniğini.
Bu durumda bence en güzeli Family Guy. Arkasından hemen The Simpsons takip ediyor. Ve benim gönlümde maalesef sonunculuğa South Park yerleşiyor. Ama üçünden herhangi bir bölüm koysalar önüme kesinlikle izlerim. Ama sıralama yapmam gerekirse bu şekilde çıkıyor karşıma.
Bilgi: Diziler | Yorum Yok »
Cumartesi, Temmuz 11th, 2009 |
Son zamanların en gözde ve en çok reyting toplayan yarışması, Yemekteyiz. İlk çıktığı günden beri zevk olsun diye takip ediyorum. İlk günden şimdilere kadar epey şey değişmiş. Hatta ben bu yarışmanın yemek yarışması değil de kim en az tepki çekerek en yüksek puanı alabilme yarışması olarak görüyorum. İzleyici oy sistemide yapmışlar. Tam olarak birinciyi belli etmesede yüksek oranda birinciyi belirleştiriyor. Show TV güzel paralar kazanıyordur bu yarışma sayesinde.
İlk günlerde zaten bu yarışma, yemek yarışması değil çamur atma yarışmasıydı. Bu hafta kimlere 1 puan verebilirim diye düşünme yarışmasıydı. En çok verilen puan 2-3′tü. Sonralarda ise düzeldi (Üzümcü Ümit’ten sonra ki haftalar) daha iyi hale geldi. Artık en düşük puan 2 idi (Fafori Hasan hariç. Ona 3 kişi mi ne 1 puan vermişti) Ama son aylarda (Mayıstan sonra) gene epey bozulmalar meydana geldi. En fazla verilen puan 4 (Dün 5 verildi biran yanlış mı okuyorum yoksa uyuya mı kaldım diye korktum) oldu.
Ve Yemekteyiz yurtdışılarına açıldı. Yurt dışında ki gurbetçi Türklere yönelik haftalarda artık yapılmaya başlandı. Birkaç ay önceden beri artık sadece yurtdışında ki programları izliyordum. Birde eğer eskiler toplanırsa. Haftaya, Yemekteyiz Makendoya’da. Makedon arkadaşlar var bizim coşmuşlardı
Bilgi: Diziler | 4 Yorum Var »